Geçmişten günümüze pek çok uygarlığa ev sahipliği yapan Kahramanmaraş toprakları, İslam tarihinde önemli bir yer tutan Malik Bin Ejder’in türbesine de ev sahipliği yapıyor. Şehrin güneyinde, Aksu Mahallesi sınırlarında bulunan Malik Ejder Türbesi, sadece Kahramanmaraşlılar için değil, çevre illerden gelen ziyaretçiler için de büyük anlam taşıyan kutsal mekânlardan biri olarak biliniyor. 1201 yılında inşa edildiği tahmin edilen türbe, Kumaşır Gölü’ne bakan bir tepede konumlanıyor. Ayrıca türbe, hem inanç turizmi açısından önemli bir durak hem de kahramanlık hikâyelerinin yaşatıldığı kutsal bir mekân olarak ziyaretçilerini geçmişe doğru manevi bir yolculuğa çıkarıyor.
İNANÇ YOLCULUĞUNUN ÖNEMLİ DURAĞI: MALİK EJDER TÜRBESİ
Malik Bin Ejder, İslam tarihinin cesur komutanlarından biri olarak biliniyor. Yermük Savaşı’nda aldığı yaralar nedeniyle "El-Eşter" (kesik göz kapaklı) lakabıyla anılan Malik, Hz. Ali’nin yakın dostlarından biriydi. Rivayetlere göre, Muaviye’nin entrikaları sonucunda zehirlenerek şehit düştü. Oğlu, babasının Kahramanmaraş’a defnedilmesini isteyince bu kutsal topraklar, Malik Bin Ejder’in son istirahatgâhı oldu. Bugün türbe, hem yerel halkın hem de çevre illerden gelen ziyaretçilerin manevi huzur bulduğu bir nokta olarak kabul ediliyor. Ziyaretçiler, burada dualar edip dileklerde bulunurken, Malik Bin Ejder’in cesareti ve fedakârlık hikâyeleri de nesilden nesile aktarılmaya devam ediyor.
EFSANEYE GÖRE AKSU NEHRİ NASIL OLUŞTU?
Türbeyle ilgili halk arasında anlatılan en dikkat çekici rivayetlerden biri Aksu Nehri’nin oluşumuna dair olan efsane. Rivayete göre, Malik Bin Ejder bir gün köylülerden su ister ancak talebi geri çevrilir. Bunun üzerine, bulunduğu yerden suya doğru "Ak su, Ak su!" diye seslenir ve su aniden kendisine doğru akmaya başlar. Bu olayın ardından nehrin adı "Aksu" olarak kalır. Bugün hâlâ Aksu Nehri, Kahramanmaraş’ın önemli doğal kaynaklarından biri olarak akmaya devam ediyor.