Maraş’ın destansı kurtuluşunu sinemaya taşımak için ilk girişim 1940’lı yıllarda başladı. Askerî bir heyet, şehre gelerek Halkevi’nde kapsamlı araştırmalar yaptı. Dönemin tanıklarından Adil Bağdadlıoğlu’nun anlattıklarına göre, heyet milli mücadele kahramanlarıyla birebir görüşerek kayıtlar aldı ve önemli belgeler toplandı. Ancak bu ilk film çalışmasının akıbeti belirsizliğini koruyor. Yıllar sonra İstanbul Film tarafından ikinci bir yapım hayata geçirildi. Faruk Kenç’in yönetmenliğini üstlendiği “Kendini Kurtaran Şehir / Şanlı Maraş” adlı film, Behçet Kemal Çağlar, Sinan Korle ve Sara Korle tarafından kaleme alındı. Filmde Sadri Alışık (Ökkeş), Mine Coşkun (Zeynep), Pola Morelli (Ojeni) ve Vedat Karaokçu (Fransız Komutanı) rol aldı. Ancak film, Maraş halkı ve tarihçiler tarafından büyük tepkiyle karşılandı.

Burhan 2025 04 04T170029.119

“GELECEK NESİLLERE KAHRAMANLIĞI DEĞİL, KARANLIĞI TAŞIYOR” YORUMLARI YAPILDI

Eleştirilerin odak noktası; filmin kahramanlık ruhunu yeterince yansıtmaması, senaryoda aşk temasının ön plana çıkarılması ve mücadeleyi sanki baskın şeklinde göstermesiydi. Özellikle Ökkeş karakterinin sürekli Ermenilere saldıran bir figür gibi sunulması, işgalin ve zulmün boyutlarını çarpıtmakla suçlandı. Maraş halkının “milli mücadeleyi küçülten” olarak nitelendirdiği film hakkında, “Gelecek nesillere kahramanlığı değil, karanlığı taşıyor” yorumları yapıldı. Hatta bazı kesimler, filmin gösterimden kaldırılıp imha edilmesini bile talep etti. Tüm bu sert tepkilere rağmen “Kendini Kurtaran Şehir” filmi, yıllarca 12 Şubat Kurtuluş Bayramı’nda Maraş’ta kapalı gişe oynadı. Maraş’ın sinema perdesine yansıyan bu ilk büyük hikayesi, bir yandan tarihi belge niteliği taşırken diğer yandan uzun süre tartışılmaya devam etti.

Burhan 2025 04 04T165954.012

Muhabir: İbrahim Burhan Yiyen