6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde Kahramanmaraş’ın 3’te 1’lik bölümü neredeyse yıkıldı. Bir yandan en kaz kaldırma çalışmaları sürerken diğer yandan da ağır hasarlı binaların yıkımı devam ediyor. CHP Kahramanmaraş İl Başkanı Esat Şengül’de yazılı bir açıklama yaparak deprem sonrasını gündeme aldı. Depremin üzerinden 5 ay, seçimlerin üzerinden neredeyse 2 ay geçtiğini ama hala bir arpa boyu yol alınmadığını vurgulayan Şengül, kentte yaşanan su sorununa ve esnafın sorunlarına değinerek eleştireler de bulundu.
TEDBİRSİZLİK DİZ BOYU
Depremzedelerin perişan olduğunu vurgulayan Şengül, “Kahramanmaraş depremzede vatandaşlar perişan. Vatandaş yıkılan evleri ile ilgili ne yapacağını hala bilmiyor. Çünkü muhatapları çıkıp vatandaşı net bilgilendirecek her hangi bir şey söylemiyor. Evleri hasarlı olan vatandaşlar şaşkın çünkü sağlam eve çürük, çürük olan eve sağlam raporu verilmiş, muhatap yok. Vatandaş ya mahkemelere koşuyor, ya da kendi parasını ödeyerek uzman ekipler getirtip inceleme yaptırıyor. Hasarlı denilen binaların yıkımı tam bir fiyasko. Sözde Ramazan Bayramı öncesi bitirilmesi gereken hasarlı binalar maalesef özel sektöre ihale edilmiş, her gün iki ya da üç bina ancak yıkılabiliyor. Üstelik çağ dışı bir yıkım örneği ile ne sulama yapılıyor, nede yan binalara sıçramaması için her hangi bir tedbir alınıyor. Varsa yoksa enkazın etinden sütünden, demirinden ya da içinden çıkabilecek kıymetli eşyalardan faydalanmak anlayışı sağlıklı bir yıkım yapılmasının önüne geçmiş durumda. Sulamadan yapılan bu yıkımlar insan sağlığını direk tehdit ediyor. Seçimler öncesi büyük ölçüde hayırsever vatandaşların ve belediyelerin katkıları ile verilen çadırlar, konteynerler bir yaşam alanı olmaktan çıkmış, sıcaktan içine girilmesi mümkün olmayan bir duruma gelmiş, klima yok, vantilatör yok, su yok, tam bir insanlık ayıbı yaşanmaktadır.
BU NASIL BİR YÖNETİCİLİK?
Su deyince aklıma geldi; Allah aşkına Kahramanmaraş, su havzaları bakımından Türkiye’nin 1. Dünyanın ise 3. Şehiri nasıl olurda burada su olmaz. Birçok mahallemiz, içme suyuna ulaşamazken, çiftçiler tarlasına sulama yapamazken, siz nasıl olurda Kahramanmaraş’ın suyunu başka bir şehire aktarırsınız? Şimdi suyu alan hanımefendi, baraj kapaklarını kapatmış, çiftçilerin sulama yapmasına dahi izin vermiyor. Bu nasıl bir yöneticilik? Bu nasıl bir siyasi ön görüdür? Anlamış değilim! 21. Yüz yılda bu Coğrafyaya kerbelayı yaşatıyorsunuz, yazıklar olsun.
BAŞKA İLLERDEN GELEN ESNAFLAR, İŞPORTACILAR BU ŞEHRİN SAHİBİ GİBİ
Birde çilekeş esnafımız var, sözüm ona esnaflara çarşı kurulmuş para kazansın diye ama öyle yerlere kurulmuş ki vatandaş bulmakta zorluk yaşıyor. Oysa başka illerden gelen esnaflar, İşportacılar bu Şehrin sahibi gibi en ballı caddelere tezgahını kurmuş, para kazanıyorken, benim depremzede esnafım bir müşteri gelsin ki siftah yapayım diye kara kara düşünüyor. Kısaca deprem sonrası artçılar bu şekilde devam ederken, Şehrin Valisi, Kaymakamları, Belediye Başkanları ortada yoklar! Kızılay’ı Afad’ı çözüm bulamazken, Cumhurbaşkanı ekranlarda şunu yaptık, bunu yaptık, şunları da yapacağız diyerek anlattıkça, işleyişin o kadar sağlıklı yürütüldüğünden söz ediyor ki, gerçekten bu şehirde yaşamasak, olanı biteni görmesek, “Yahu helal olsun bu Hükümet’e diyeceğiz.” Ya Cumhurbaşkanını kandırıyorlar yanlış bilgi veriyorlar, ya da bu şehrin sahibi yok. AK Parti iktidarı bu kentten aldığını zaten bu kente hizmet olarak vermiyor. Onu herkes biliyor da belki depremde yanımızda olurlar diye bekledik. Oda olmadı. Çünkü deprem boyunca bir 14 Mayısta, birde 28 Mayısta buradalardı, şimdi ara ki bulasın” ifadelerini kullandı.