Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) kayıtlarına göre, erkek çiftçilerin yaş ortalaması 57.7, kadın çiftçilerin yaş ortalaması 60,1 kayıtlı toplam çiftçilerin yaş ortalamasının ise 58,1 olduğu görüldü. Dünya genelinde ise tarım sektöründe çalışanların yaş ortalamalarına bakıldığında tarım nüfusunun yaşının yüksek olduğu biliniyor. Tarımda çalışan nüfusun yaş ortalaması tarım sektörünü olumsuz etkiliyor. Genç nüfus sürekli azalarak kırsaldan kente göç ediyor. Köyler yaşlı nüfusa kalıyor. Bu durumun ilerleyen zamanlarda tarım sektöründe büyük bir sorun haline geleceği öngörülüyor. Gazetemize açıklamalarda bulunan Kahramanmaraş Ziraat Odası Başkanı Mehmet Çetinkaya, tarım sektöründeki yaş ortalamasının ilerleyen yıllarda 65’e kadar çıkacağını söyleyerek, çiftçinin gelirinin giderini karşılamadığını ve gelirin gideri karşılamadığı bir işi de hiçbir sektörde, kimsenin yapmayacağını belirtti.

2-455

GELİRİN GİDERİ KARŞILAMADIĞI BİR İŞİ KİMSE YAPMAZ

Çiftçilerin para kazanmadığı için genç nüfusun tarım sektörüne yönelmediğini dile getiren Başkan Çetinkaya, ‘’Şehrimizde ve ülkemizde ki tarım yaş ortalaması 58, 60 aralığın da, tabii bunun tek bir sebebi tek bir açıklaması var.  Çiftçinin para kazanmaması, Çiftçi para kazanmış olsa, genç nesil babalarından devralıp tarıma yönelir. Çiftçinin ekip biçtiği, yapmış olduğu emeği, maliyetini kurtarmadığından dolayı sadece babalarımız, dedelerimiz yaşı ileride olan insanlar yapıyor. Gençler artık farklı işlere, farklı sektörlere para kazanacağı işlere yöneliyor. Onun için de yaş ortalaması tarımda 60’lı yaşlara yükseldi. Günümüz şartlarında girdi maliyetleri, mazot, akaryakıt, gübre, enerji gibi fiyatların da bu denli fiyatlarda seyretmesi daha da yükselmesi ortalama yaş 58’ler den 65 yaşlara doğru ilerleyecek. Daha da korkulan bir durum. Tarımı yapacak kimseyi bulamayacağız. Girdi, üretim, sattığımız ürünün fiyatına, üretim maliyetlerine bakıyoruz, gelirimiz giderimizi karşılamıyor. Gelirin gideri karşılamadığı bir işi de hiçbir sektörde, hiçbir kimse yapmaz.

ÜRETEREK YOK OLAN BİR SEKTÖRÜZ

 

Tarımın, hayvancılığın para kazanması lazım. Girdi maliyetlerinin bu denli yüksek olduğu bu ortamda gençlere gidin de tarım yapın demek veya tarıma teşvik etmek veyahut da cüzi ufak desteklerle teşvik edemezsiniz. Yani dünyanın neresine giderseniz gidin hiç kimse para kazanmadığı bir sektörde, para kazanmadığı işi kimse yapmaz. Çiftçilik para kazanırsa insanlar çoluğunu çocuğu başına toplar, oğlum bak biz buradan para kazanıyoruz, gelirimiz şu kadar oldu, işte şu kadar para harcamışız, emek vermişiz ama para kazanmışız der. Sattığımız ürüne bakıyoruz yüzde 10 zamlanmış. Kullandığımız girdi maliyetlerine bakıyoruz, yüzde 400 zamlanmış. Bizim kar marjımız artan girdi maliyetleri karşısında her geçen gün düşüyor. Üreterek yok olan bir sektörüz.  Gençlerin tarımla ilgilenmemesinin sebebi para kazanmamalarından kaynaklanıyor. Babası oğlum git başka işe bak diyor. Yani baba çocuğuna, ben tarımla uğraşıyorum, emeğimin karşılığını, alın terimin karşılığını alamıyorum. Sen git başka işlerle uğraş veyahut da para kazanamadığı için geçimini idame ettiremediğinden evlat babaya bakıyor. Gecesi, gündüzü, kışı, yazı yok. Zorlu şartlarda mücadele ediyor. Emeğinin karşılığını alamadığı için insanlar kendi evlatlarını, kendi çocuklarını tarımdan uzaklaştırıyor. Yani çiftçiler para kazanmış olsa hiç kimse evladını veyahut da çocuğunu başka meslek dallarına göndermez.

ÇİFTÇİLERİMİZDEN ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ ALINMASIN

 

Tabii son günlerde enerjide, gübrede, elektrikte, doğal gazda ve akaryakıtta ciddi anlamda yaşanan zamlar çiftçinin belini büktü. Yapılan bu zamlar bir an önce çiftçiler tarafından süspanse edilip özel tüketim vergisinin kaldırılması gerekiyor. Çiftçiler aldıkları akaryakıtı gezmekle veyahut keyfi olarak kullanmıyorlar. Bu aldıkları akaryakıt, arazideki üretmiş oldukları ürünlerin ve ülkenin gıda güvencesini sağlayabilmek için üretim yapıyorlar. Tabii ki bundan özel tüketim vergisi alınmaması, çiftçilerimize özel tüketim vergisi alınmadan mazot ve akaryakıt enerji giderlerinin bir an gündeme gelmesi gerekiyor. Kahramanmaraş bölgesi olarak konuşacak olursak hiç kimse önümüzdeki yıl kiralık tarla aramıyor. Kiraya tarla alıp, ekmeği biçmeyi, hasat etmeyi hiç kimse düşünmüyor. Çünkü artan maliyetler, artan kira fiyat tohum fiyatları, gübre fiyatları, mazot fiyatları çiftçinin belini kırmış durumda. Çiftçi önümüzdeki yer için plan yapmıyor. Ekmekten vazgeçmeyi bile düşünen çiftçilerimiz, tarımı bırakmayı düşünen çiftçilerimiz bile mevcut’’ şeklinde konuştu.

Haber: Yunus Emre Bayır

Editör: Didem Kayabaşı