Ey şanlı tarihin sarsılmaz kalesi, Kahramanmaraş! Sen ki, ateşle imtihan olundun, kanla yazdın destanını, alnının akıyla taşıdın İstiklal Madalyası’nı! Bu madalya, yalnızca bir nişan değil; senin azminin, yiğitliğinin ve vatan sevdana şahitlik eden bir abide, bir ölümsüzlük beratıdır!

12 Şubat 1920’de düşman zulmüne isyan ettiğin o mübarek günü hatırlıyor muyuz? Kadınıyla, erkeğiyle, yaşlısıyla, genciyle tek vücut oldun. Sütçü İmam’ın attığı o ilk kurşun, bir milletin uyanışının müjdecisiydi. Maraş’ın daracık sokaklarında hürriyetin sesi yankılandı; taşlar, bıçaklar, yürekler silaha dönüştü. "Maraş bize mezar olmadan, düşmana gülzar olamaz!" dedin. Ve öyle de oldu… Şehitlerinle, gazilerinle tarihe "Maraş’ın kurtuluşu" diye bir altın sayfa ekledin!

İşte bu yüzdendir ki, TBMM’nin 5 Nisan 1925’te sana layık gördüğü "İstiklal Madalyası", sadece bir nişan değil; Türk’ün ölüm kalım mücadelesinin taçlandırılışıdır! Madalyanın üzerindeki "Maraş" yazısı, bir isimden ibaret değil, senin azminin, imanının ve direnişinin timsalidir. Sen, Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiğin eşsiz kahramanlıkla, yıllar sonra "Kahraman" unvanını alacak kadar yüce bir şehirsin!

Bugün her bir taşında şehit kanı saklı bu aziz şehir, bize bir ders verir: "Vatan, sırtını dayayanın değil, canını feda edenindir!" İstiklal Madalyası, işte bu şuurun sembolüdür. Onu göğsünde gururla taşıyan her Maraşlı, atalarının emanetine sahip çıkmanın ağırlığını yüreğinde hisseder.

Ey Maraş! Sen, Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da can verenlerin kardeşisin. Sen, "Benden ekmek isterseniz, ekmeğimi paylaşırım; ama vatanımdan bir karış toprak isterseniz, kanımı paylaşırım!" diyenlerin evladısın. İstiklal Madalyası, bu felsefenin ta kendisidir!


Şimdi soruyorum:
Maraş’ın kızları, oğulları! Bu madalya, sadece geçmişin hatırası mıdır? Hayır! Geleceğe yön veren bir yemindir! Unutmayın ki, bu topraklar, hürriyetini koruyabildiği kadar vatandır. Kahramanlık ruhu, her daim dipdiri tutulmalıdır!

Ey güzel Maraş! Senin şanlı tarihin, bizim için bir meşaledir. İstiklal Madalyan, Türk milletinin şeref levhasıdır. Bu madalya, bize şunu haykırır: "Vatan sevgisi, sözle değil, canla ödenir!"
Aziz şehir, sen çok yaşa! "Kahraman" unvanınla, İstiklal Madalyanla, ebediyete kadar Türk’ün yurdu ol!

Maraş'ın bu destansı mücadelesini daha iyi anlamak isteyenler, Şevki Karabekiroğlu hocamın "Beyaz Öfke" kitabını mutlaka okumalı. Bu eser, Maraş'ın Milli Mücadele dönemindeki kahramanlıklarını bütün detaylarıyla gözler önüne seriyor. Adeta o günlerin ruhunu yeniden yaşatıyor. Her sayfasında vatan sevgisinin, direniş azminin en yalın örneklerini bulacaksınız.