Halklar savaşmaz, ruh hastası liderler oturdukları makamın gücü adına egolarını besler sonra, durdurulamaz canavar olurlar. Dün oldu bugün oluyor yarın da olacak. Putin yaptığı her eylemi hazırlayarak , alıştırarak sonra da dünyanın gözüne sokarak yaptı ve yapacak. Çilingir sofrasını bu sefer Ukrayna’ya kurdu ve şimdi keyfini çıkararak eğleniyor. Yakın zamanda çekilmiş bir video sosyal platformlarda dolaşıyor. Putin, bir organizasyonda elindeki mikrofonu ilkokul çocuğuna doğrultup Rusya’nın sınırlarının nerede bittiğini soruyor. Çocuk “Bering Boğazı ile ABD’ye kadar uzanıyor...” dediğinde, Putin salona dönüyor, kendinden emin kararlı bir ses tonuyla konuşuyor; ‘’ Rusya nın sınırı yok.’’ O kadar kendinden emindi ki bugün Ukrayna’ya girdi, Kiev i aldı, Nato dahil kimsenin sesi çıkmadı. Sonradan çıkan cılız ses de zaten zamanında olmadığı için işe yaramadı. Kısaca dünya izledi, tıpkı Gürcistan, Çeçenistan, Kırım işgallerini izlediği gibi. Avrupa dahil bir çok ülke bunu beklemiyorduk dedi. Rusya’ nın önceden yaptığı işgalleri de ne hikmetse kimse beklemiyordu , oysa Putin bağıra bağıra, gözlerine soka soka hazırlanıyordu. Suriye’ye üs kurduğunda ve Doğu Akdeniz’e indiğinde de izlemişti bütün dünya, ne beklenirdi ki. Olmadan önce olacakları biliyor ama bile isteye göz yumuyorlar diye düşünmeden edemiyor insan. Şimdi Putin’in ağzından kaçırdığı söze odaklanmış durumda birçok ülke. "Eski Sovyet ülkelerinin bizden ayrılması, temele konan bombaydı, niye ayrıldılar?" Bu söz yüzünden Rusya’dan ayrılan tüm ülkeler şimdi korku içinde. Ukrayna’dan sonra sıra kime gelecek? Bir sonraki işgal nereye olacak? Sorular sorular... Bu ülkeler bağımsız devletler, işgal olur mu?" diye artık kimse artık yorum yapamaz, olay ortada, deli belli. Ukrayna, Almanya ve Fransa’nın gazına gelip, NATO üyesi olacağını deklare ettiğine nasıl pişmandır şimdi. Basiretsiz Avrupa, Ukrayna ya seni Nato ya ha bugün ha yarın alacağız derken oyalama bahanesi koydu ortaya ve on yıl sonradan bahsetmeye başladı . Bu kadar beceriksiz bir AB, vizyonsuz ABD, amacını kaybetmiş NATO olunca Rusya tabii ki Ukrayna’yı işgal eder. Putin gibi Stalin kafasındaki bir acımasız despot tabiki sizden korkmaz.
İkinci dünya savaşından sonra savaş olmayacak kanısıyla dünya ülkeleri bu yönde çeşitli girişimler yapmış ve hep buna inanmıştı. Dolayısıyla orduya değil başka gelişmelere yatırım yapmaya başladılar. Yeni yetme Ukrayna’da orduyu geliştirmek yerine sırtını yasladığı Avrupa ülkelerine şirin görünmek için yatırımını onların istekleri doğrulusunda yaptı, orduyu geri plana attı. Bugün savaş çıkacağını belki de bu zaafı yüzünden beklemiyordu. Ama oldu. Dünya yeni düzene hazırlanıyordu, bazen bunu bağıra bağıra bazen de sinsice yaptılar. Hangi ülkeler? ABD, ÇİN VE RUSYA. ABD her zamanki şımarık tavırlarıyla zaten hep gündemdeydi. Ardından Çin atağa kalktı, iki merkezli dünyada ben ikinci ayağım dedi. Ardından Rusya siz beni hafife almayın , üçüncü ayak da benim diye sahnede yerini aldı. Hem ben sizin bildiğiniz gibi de değilim kodum mu oturturum dedi. Ve bunu Ukrayna’ya girerek de taçlandırdı. Zaten epeydir buna hazırlanıyordu. Daha dün Ermenistan’ı destekledi, ardından Azerbaycan’ ı n Karabağ’a girmesine izin verdi. Son noktayı da gene kendi koydu, ikisini bir ağabey edasıyla masaya oturttu. Bu yüzyılın yılanları dünyayı sararken Viyetnam, Irak, Suriye, Libya, Afganistan halkları masada çakalların yemi oldu. Halklar savaşmaz ruh hastası liderler savaşır. Olan gene masum halka olur.
Kendini çar hayal eden Putin , stalin’ in varisi zannediyor kendini. Gerçi genler her zaman tezahür eder. Her şey insanlık için yalanın ardında ne insan eti dişlediler tarih boyunca. Yalanın sınırı Putin’in vicdanı yok. Genlerin tezahürü milletlerin karakterinin sonucudur. Bugün bu çağda bir Stalin zihniyeti Putin sahnede. Bir Stalin kadar hırslı bir Stalin kadar vicdansız.’’ Bir insanın ölümü trajiktir, on insanın ölümü dramatiktir, bir milyon insanın ölümü ise sadece bir istatistiktir.' Der Çar Stalin.
Cümlelerimi konuyla ilgili yazdığım şiirimle bitirmek istiyorum , iyi okumalar sevgiyle kalın.
YANGIN YERİ DÜNYA
İnsan yaşadığı şehre benzermiş
Ben, sana benziyorum
Kaşım gözüm değil belki ama ruhum sana boyanmış
Romantik oldu bu cümle biliyorum
Mayası bozulmuş eşrefi mahlukata yakışmıyor
Biliyorum bu cümle de biraz ağır
Romantik cümleler hükmünü yitirdi
Dizdik musalla taşına, tek tek vurduk
Dünya eski dünya değil, adamlık iki dudak arasında küfür
Tünemiş masa başına sinsi çakallar
Pers ordusunun ölümsüz askerleri gibi leş bekler
Aşk, bin bir gece masallarında kalmış
Ölmeden önce Şehrazat’ın koynunda fena can çekişmiş
Dedim ya, Dünya yangın yeri
Asaletin ibresi kayık, benlik tarumar
Merak etme, başımın çaresine bakıyorum
Bulaşmıyorum yola yolcuya ,nenemden kalan edebe sarılıyorum
Beklentilerim güdük, fakir, çelimsiz, olmadım ki hiç doyumsuz
Müptezelim , biraz da umarsız , çoktandır yılgınım belki
Dünya eski dünya değil, düzen bozuk
Afrika kıtasının kıyısında timsah ağzını açmış
Menfaat Sina çölünde diz boyu bataklık
Canavar bilemiş tek dişini, soysuzca parçalar yetimin etini
Kadına isim bulamadılar ,hala talihsiz
Bir sokağın karanlığında hiç olacak kadar sessiz.
Dünya eski dünya değil , merhametsiz